Profil de dolunayYolun gülle, YÜREĞİN SEV...PhotosBlogListesPlus ![]() | Aide |
|
|
*VAZGEÇEMEDİM*Gözlerin bir kilit vurdu gönlüme Senden başkasını hiç sevemedim Ne engeller koydu kader önüme Yine de ben senden vazgeçemedim Aşkın ateş oldu kahrolmam için Hasret kurşun oldu vurulmam için Günler asır oldu yıkılmam için Yine de ben senden vazgeçemedim Ne büyük bir aşktın anlatamadım Kimler gelip geçti unutamadım Uğrunda mevsimler yıllar harcadım Yine de ben senden vazgeçemedim... ![]() DOSTLUK ADINA
*GÖNÜL Gözüm*
Gönül gözüm saray der;aklım derki:kulübe. Beğendiğim ilk çiçek, temelime kök salmış Belli bir yaştan sonra olunurmu göçebe? Zaman neki,gözleri:gülümseme,göz yaşı, Kahkaha,hıçkırıkla dalmak bilmez bir heybe Karamsar kararlarım aslında bir kaçış değil Belki naz,(o güzel şey)belkide'aşka'tövbe...! Ömür boyu insanın kendisiyle savaşı: Düşlerin gerçeklerle oynadığı körebe Bir bakış,bir'oh'deyiş unutturur eskiyi, Serilmiştir önüne değişik bir alfabe. Her bulut,bir yağmuru getirmez belki ama; Sessiz kalp ağrıları,ıslak buluta gebe. Daha nasıl,ey kalbim,nasıl dertleneceksin KAL BİRAZ DAHA**Kaç mavi yasak yaşadık seninle, İŞTE GİDİYORUM**Seni Unuturum**Söyleseydin hazır olurdum Sebebin yok şimdi zor durum Elimin gücümün yettiği kadar Seni seni unuturum Konuşursak olurmu çare Hiç gerek yok böyle vebale Ecele ölüme yakın durur Seni seni unuturum Kimin hakkıysa onla kal Senden önce bir allahım var Her günüm ömrümün bittiği kadar Beni bizi unuturum Zaten artık tükendim İşte sana büyük yalanım Elimin gücümün yettiği kadar Seni seni unuturum ***GİTMELİYİM**
Öyle anlamsız ki şimdi yaşadığım hayat, herşey az sonra gerçekleşecekmiş gibi duruyor.Elimi uzatıyorum tutmak için kayboluyor. Benim dışımda kopuyor bütün kıyametler ve ben kendime uyan bir kıyamet bulamıyorum. Kalbime bir kurşun sıkacak gönüllü katilimi arıyorum, yada yüreğime su serpecek elin sahibini....Artık basit şeyler bekliyorum yaşamdan mesela mesela kimselerin bilmediği sırlarım olmalı ölürken kimselerin gitmediği sokaklarım olmalı...İçimi kanatan özlemlerle yaşlanıp sonrada sessizce gitmeliyim bu dünyadan... KENDİNE İYİ BAK!!!Kendine iyi bak” bir 'veda' değil 'elveda' cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde... 'Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“ “Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.” 'Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum.' 'Kendine iyi bak' derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar… Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar… Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler. 'Kendine iyi bak' derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. 'Kendine iyi bak' derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler. Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, 'kendine iyi bak' derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeler. Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. 'Bitti' diyemedikleri için, 'kendine iyi bak' derler. 'Kırıldım ve affedemiyorum' diyemedikleri için 'kendine iyi bak' derler. 'Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım' diyemedikleri için kendine iyi bak derler. 'Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum' diyemedikleri için 'kendine iyi bak' derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler. 'Kendine iyi bak' bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. 'Kendine iyi bak' deme bana. Nokta koyma. Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? ………. Peki o zaman... Senin istediğin gibi olsun... Öyleyse... Sen de 'Kendine İyi Bak.' 'Kendine Iyi Bak' derler, kurşunu kafalarına sıkıp giderler...! ! ! AĞLAMA**Ben çalmadım mutluluğu
Ellerinden inanki Zaten uzaklardayım Parça parça yüreğim Seninde gözlerin Gülüşlerini yitirir birazdan Oturur bir şarkı söylersin Alabildiğine dokunaklı O büyük şehir sana meydan okur Seni kahreder AĞLAMA.......... Ben çiziyorum Gecelerine o garip şekilleri Eğer parlak değilse yıldızlar Bilki ben ettim O sokak lambaları varya O sokak lambaları Seni aldatıyordur muhakkak Oysa eller gülecek yalnızlığına İlk fırsatta AĞLAMA.......... Sana hep böyle Şiirler yazacağım akşam sabah Gelip düşlerine oturacağım inatçı Her gece gözlerinden öpeceğim Sen bir daha Yalnız olacaksın aksine Yüreğin burkulacak yüreğin AĞLAMA......... YAZAR ..NERMİN AYDIN*** Bazı ANLAR..
***Sen bu şiiri okurken**Sen bu şiiri okurken ***YARALI KALBİM**
CAN DOSTUMA TEŞEKKÜR***
..Zamanın Değerini Bilin gERİ GELmiyor**
***GİTTİN..Gittin... Ben, arkandan sadece baktım. Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki... Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini. Gidersen sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak. Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana. Konuşamadım... Gittin... Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu bacağımı bu kadar acı duymazdım. Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden. Ağlayamadım... Gittin... Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek, tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı. Anlatamadım... Gittin... Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten? Ürperdin yine biliyorum. Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu. Tutamadım. Gittin... Bir yıkım gibiydi gidişin Sen adım adım uzaklaşırken benden Çöküp kaldı bedenim olduğu yere Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım. Kalkamadım... Gittin... Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum Hazırdım gidişine, Kaçak zamanları yaşıyorduk Zaman bitecek ve sen gidecektin Bense, gidişinin ertesi günü Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım. Başlayamadım... Gittin... Bir şey söyledin mi giderken? "Kal" dememi istedin mi? Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi? "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi? Beynim öylesine uğulduyorduki. Duyamadım... Gittin... Nereye gittiğin önemli değildi Binlerce kilometre uzakta da olsan, iki metre ötemde de farketmiyordu. Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu. Kurtulmalıydım senden, bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım. Kurtulamadım... Gittin... Unutulanların arasına katılmalıydım Acıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım. Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim. Yapamadım... Gittin... Bir okyanusun ortasında tek küreği kaybolmuş sandalda Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi. Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni, Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde, Bil ki; seni Unutamadım... ***DOKUNMA**Dokunma arkadaş dokunma bırakıver beni Kimse ağlamadı, ben bana ağladığım kadar Kimse inletmedi, anladım ki bu sızılar bana kanaatkâr Bir kepim var birde beynim Yer çekimine dayanamadığım dünyada Sanki birileri sanatkâr Bir şeyler isteniyor bir şeyler Verecek neyim kaldı Canım mezar Ölüm mezar Kimse dindiremez kırılan kalbimi Darlığımla bolluğum arasında zikzak çizme vakti Uyuntu yılan enjekte eder kaşarlı zehir’i Bu zehir beni öldürür Beni öldürür Tufanda kahkahalarımı güldürdüğüne bakma Yüzümde siyah bir çelenk Hangi el söndürür ışıkları Adımı sormayım Benim ki sadece beklemek Ölüm mezar Canım mezar... Tibet soğuğu vurmuş ellerimi ![]() Hangi korunakta ısınmak ister. İsteme benden mezarlık Ben kahrederken öldürdün sen sevdanı Dili yok üryan bir çığlık benim ki Elim mezar Kanım mezar Bu mezarı kim kazar ***BİR Gün**Bir gün... Bir günüm daha olsaydı Yaşamak için... Herşeyimi verirdim verebilseydim... Bir gün Bir gün daha kalabilseydim yanında... Herşeyimi verirdim Seçebilseydim... Sadece 1 gün istedim Daha fazlası değil Uyanma, kalkma, gitme yanımdan Bugün son günüm Doya doya bakayım sana derdim... Bir gün, Sadece 1 gün Çok fazla değil ki Hadi son bikez sarıl bana ![]() ***SENİ UNUTMAKYaşayamadığım çocukluğum
P
|
|
|